Politik risk nedir?


Politik risk nedir?

Cemil Caca Arslan

Think DoCo. Araştırma Merkezi


Think DoCo. Kavramlar Serisi

Think DoCo.’nun temel faaliyet alanlarından birisi olan politik risk ölçüm ve araştırmaları, ülkemizde az bilinmekle birlikte dünya genelinde fazlasıyla önemsenen ve kendisine alan bulan bir faaliyettir.

Politik risk kavramı, bir ülkedeki siyasal gelişmelerin o ülkede yatırım yapmaya niyetlenen şirketlere yönelik oluşturduğu riski ifade eder. Doğrudan ekonominin alanı olmayan bu mesele doğru anlaşılması hâlinde; şirketler için yer yer mücbir sebep dahi oluşturabilen vakıaları çoğunlukla öngörülebilir ve stratejik karar alış sürecinden kaynaklanan çoğu zararı engelleyebilir.

Politik risk kavramı muğlak bir alanı kapsar. Riskin nitel şahsiyeti, onun nicelleştirilmesini çoğunlukla engeller. Elbette ki nicel çalışmalar da mümkün olmakla birlikte politik riskin belirlenmesinde nitel çalışmaların rolü daha büyüktür. Bu bağlamda nitel metotlardan hareketle politik riskin belirlenmesi ve sezgisel tespitlerin niteliği de fazlasıyla mühimdir.

​Politik risk sonsuz bir alandır ve her an her yerden karşımıza çıkabilir. Dolayısıyla politik risk nedenleri sınırlı sayılması mümkün olmayan vakıalardır. Politik riski oluşturan nedenlerin tespit edilmesinde mecburi değil yeterli unsurlar aranır. Bu yeterli unsurlar çerçevesinde bazı örnekler aşağıda zikredilecektir.

​Politik risk iki noktadan doğar: toplum kaynaklı politik risk ve devlet kaynaklı politik risk. Bu risk aynı zamanda tesir ihtimaline göre de makro politik risk ve mikro politik risk olarak ikiye ayrılır.

​Toplum kaynaklı makro politik risk:

  • İç savaşlar
  • Terörist faaliyetler
  • Darbeler
  • Değerler zemininde kontrolsüz toplumsal değişimler
  • Etnik/dini bölünmeler
  • Sınıflar arası güç dengesizlikleri
  • Kritik davalar
  • Kitlesel gösteriler

vb. başlıkları kapsarken devlet kaynaklı makro politik risk:

  • Ölçüsüz kamusallaştırmalar
  • Yatırımı sınırlayan mevzuat düzenlemeleri
  • Kritik iktidar değişimleri
  • Bölgesel krizler
  • Küresel krizler
  • Uluslararası çatışmalar

gibi başlıkları kapsar. Mikro politik risk ise gerek devlet kaynaklı gerek toplum kaynaklı olsun; başlık bazında özelleştirilmiş ve tesiri ilgili başlıkla sınırlanabilecek konuları kapsar. Devlet kaynaklı ve toplum kaynaklı politik riskin ötesinde üçüncü bir politik risk alanı da doğa kaynaklı politik risklerdir

Doğa kaynaklı politik risk:

  • Salgın
  • Doğal afet
  • İklim değişikliği

vb. başlıkları kapsamaktadır.

Yukarıda bahsedildiği gibi politik riskin nicelleştirilmesi mümkün olsa da bu nicel vaziyet sıklıkla tenkit edilmektedir. Zira politik riskin doğası gereği sübjektif yapısı ve nicel politik risk analizlerinin sıklıkla gelecek tahmininden uzak olması politik riski puanlandırılabilir olmaktan uzaklaştırır. Bununla birlikte nicel çalışmaların politik riskin belirlenmesindeki faydası yadsınamaz. Netice itibariyle politik riskin belirlenmesinde sezgisellik basamağı ön plana çıkar. Politik riskin mezkur sübjektif doğası da bu basamağı zaruri kılar. Sübjektivite bu haliyle politik risk için bir mecburiyet olmaktan öte arzulanan bir özelliktir. Mühim olan sübjektivitenin taassup seviyesinden uzak kalması ve analiz grubunun çoğulcu niteliğini korumasıdır. Aksi takdirde politik risk analizi sübjektivitenin esiri hâline dönüşür ve politik risk analizleri birer siyasa belgesi seviyesine iner. Üstelik daimi olarak dinamik surette seyreden dünya siyaseti, bu riskin sabit bir şekilde puanlandırılmasını anlamsız kılar. Bu yüzden ThinkDoCo’nun kısa dönem stratejisi politik risk puanlandırmalarından kaçınmak suretiyle yalnızca politik risk trendlerini belirlemektir. Düşen, durağan ve yükselen şeklinde tasnif edilen trendler üzerinden politik risk değerlendirmeleri yapılmaktadır.

Küreselleşen dünya ve uluslararası kimliği her geçen gün ağırlaşan ticaretin karşısında politik riski anlamak ve anlamlandırabilmek gittikçe daha fazla önem arz etmektedir. Zira başta Körfez Krizi ve ABD-Çin mücadelesinden de anlaşıldığı üzere devletler arasında cereyan eden krizlerin ilk tesiri ekonomi alanı üzerinde gerçekleşmekte ve de uluslararası ticaret yapan şirketler bu krizlerden birincil seviyede zarar görmektedir. 1990ların istikrarından uzak olan günümüz dünyasını daha iyi anlayabilmek ve bu tehditkâr, rekabetçi dünyada daha iyi stratejik kararlar alabilmek adına politik risk analizi bir mecburiyete dönüşmüştür.

.